
"Milli Eğitim Bakanlığı Usta Eğitmenlik" belgemi aldıktan sonra çeşitli kurslarda eğitim vermekle birlikte bireysel özel derste vermekteyim.
Uzun yılların bilgi birikimi ve tecrübesiyle %100 öğrencilerin memnuniyetini ilke edinmiş, konusunda uzman, yaptığı işte başarıyı en üst seviyede tutmaya çalışmayı amaç edindim...
Sizin için 15 yıllık tecrübe ile bu meslekteyim, güvenle ve konforla birlikte , korkularımızı geride bırakarak tam motivasyonlu dersler ile birlikteyiz.

"Sürüşü Değil, Özgüveni Öğretiyoruz."
Sadece araç kullanmayı değil, yol hakimiyeti ve trafik farkındalığını kazandıran eğitim programlarıyla her sürücüye kendi ritmini bulduruyoruz.
Çalışma Saatlerim
Sabah 07.00 akşam 22.30 arası haftanın her günü, her saati istediğiniz zaman diliminde programlama yapıyoruz. Ders için randevu en az 3 (üç) gün öncesinden alınır. Size uygun saatlerde, çalışıyorsanız mesai saatlerinize uygun program yapılır.
Öğrenci Yorumları
⭐ ⭐ ⭐ ⭐ ⭐
Havva Hanım sayesinde direksiyon başında yaşadığım kaygılar büyük ölçüde azaldı. Hem sakin hem de çok açıklayıcı bir anlatıma sahip. Kendime güvenim geldi, artık trafikte daha rahatım. İyi ki yollarımız kesişmiş. 🙏
Ayşe K.
Mali Müşavir
⭐ ⭐ ⭐ ⭐ ⭐
Uzun süre direksiyon başına geçmeye cesaret edemiyordum. Havva Hoca adım adım ilerleyerek bana hem teoriyi hem pratiği çok anlaşılır şekilde aktardı. Park, yokuş kalkış, şerit takibi… Hepsi artık kontrolümde. Çok teşekkür ederim!
Serpil H.
Şef
⭐ ⭐ ⭐ ⭐ ⭐
Sadece araç kullanmayı değil, sürüş psikolojisini de öğreten biri Havva. Dersi keyifli hale getiriyor, sabırlı ve motive edici. İlk dersten itibaren gelişimi hissettiriyor, profesyonelliği çok net. Kesinlikle tavsiye ederim! 🚗✨
Dilara K.
Yönetici Asistanı

Paketler
Trafikte rahat araç kullanabilme garantili etkili eğitim.
TEMEL PAKET
- Gaz, fren, direksiyon koordinasyonu
- Tepki süresi, refleks gelişimi eğitimi
- Araç hakimiyeti
- Şerit kontrolü
- Takip mesafesi
- Ayna kullanımı
- Dar sokak, köşe dönüşleri, kaza noktaları
- Kavşak kullanımı, ada dönüşleri
- Yokuş eğitimi, yokuşta aşağı ve yukarı haraket
- Anayol ve tali yol giriş çıkışları
- Çok şeritli yollarda şerit değiştirme, geçişler (sollama)
GELİŞMİŞ PAKET
- En çok kullanacağınız güzergahlarda sürüş
- Ayna kullanma açıları
- Yoğun trafikte sürüş eğitimi
- Yonca kavşak eğitimi
- Park eğitimi (geri park, paralel park, dikey park)
- Petrol istasyonu giriş çıkış yakıt alımı
- Kapalı otopark (AVM-Site) giriş çıkış ve park
- Navigasyon kullanma
- Tabela okuma
- Gece sürüşü
PREMİUM PAKET
- Gelişmiş pakete ilave olarak
- Köprü geçişleri
- Otoban eğitimi
- Önemli lokasyonlar eğitimi
- Yön tespiti ve adres bulma eğitimi
- Olumsuz hava şartlarında sürüş eğitimi
- Öndeki araçtaki eğitmeni, trafikte tek başına takip eğitimi
"Sadece araba kullanmayı değil; özgüvenle, bilinçle ve akıcı bir sürüşle yola çıkmayı öğretiyoruz. Çünkü direksiyon başında asıl değişen sadece hızın değil, sürücünün kendisidir."
Videolar
Sıkça Sorulan Sorular

Ustalıkla Eğitmenlik
Gaz Pedalına Bırakılan YAS: 3 Çocuk Annesi Zehra'nın Yeniden Doğuş Dersi — Direksiyon Eğitmeni Havva Anlatıyor 👩🏫🧠
Giriş: Direksiyon Başındaki Terapi Seansı
Ben Havva, direksiyon eğitmeniyim. Yıllarımı bu koltukta geçirdim. İnsanlar, sadece ehliyet almak için değil, hayatlarının kontrolünü geri almak için bana gelirler. Benim derslerim, sadece vites ve debriyajdan ibaret değildir; bu, korkularla yüzleşme ve direksiyonu yeniden hayata çevirme sanatıdır.
Ama Zehra... O, tanıdığım en zorlu, en kırılgan öğrencilerden biriydi. Üç çocuk annesi, gözlerinde büyük bir kayıp ve korku taşıyordu. Eşini kaybettikten sonra araba kullanmak, onun için bir zorunluluk değil, yas tutma şekline dönüşmüştü. Zehra ilk gün koltuğa oturduğunda, anladım: Benim görevim, ona direksiyonu değil, hayatın pusulasını vermektir.
Bölüm 1: Ben Direksiyon Değil, Güven Pusulası Olmalıyım
Zehra, panikleyince freni kökleyen, gaz pedalına basmaktan korkan bir öğrenciydi. Bu teknik bir sorun değildi; bu, psikolojik bir bariyerdi. Kontrolü kaybetme korkusu, aracın kontrolünü ele geçiriyordu.
Bu durumda bir eğitmen ne yapar? Bağırıp "Hızlanın!" demez. Önce güvenliği sağlar. Zehra'nın eline, panik anında bile sarsılmayacakları sağlam bir temel verdim. Saatlerce, trafikten uzakta, sadece kademeli ve güvenli fren yapmayı çalıştık. Amacım: Ne kadar hızlı olursan ol, durma gücün her zaman sende.
Direksiyonu tutuş şeklini düzelttiğimde, aslında hayatı tutuş şeklini düzeltiyordum.
Ek: Çocukların Sesi, Annenin Pusulası
Dersin birinde, yorgunluktan bitap düştüğünü gördüm. "Neden bu kadar zorluyorsunuz kendinizi, Zehra?" diye sordum, sesimde şefkat vardı.
Eli, ön camdaki küçük, rengi solmuş bir fotoğraf tutacağının üzerindeydi. Üç minik yüz gülümsüyordu.
"Havva Hocam," dedi, sesi o kadar kısıktı ki. "En küçük oğlumun kursu şehir dışındaki bir okulda. Otobüsle gitmek iki saat sürüyor. Onları rahat ettirmek için bu arabayı kullanmayı öğrenmeliyim. Onlar benim hızım değil, benim rotam. Direksiyona oturduğum her an, o üç çift gözün bana baktığını hayal ediyorum. Onlar için hızlanmalı, onlar için durmalı ve en önemlisi, onlara güçlü bir anne olduğumu göstermeliyim."
O an, bu kadının gaz pedalına bıraktığı şeyin sadece yas değil, çocuklarına duyduğu sonsuz sevgi ve sorumluluk olduğunu anladım. Benim tekniklerim sadece araçtı; Zehra'nın motoru ise evlatlarıydı.
Bölüm 2: Gaz Pedalı Egzersizi: İnce Ayarlı İlerleme
Zehra, hızlanmaya başladığında ise bir anda kendini geri çekiyordu. Ona Gaz Pedalı Egzersizi uyguladım. Ayak tabanıyla değil, sadece parmak ucunun hassasiyetiyle gaza basmasını istedim.
"Ayak parmağınızla, Zehra," dedim. "Bütün gücünüzle değil, sadece nazikçe, kontrol sizde kalsın."
Bu, bilinçaltına şu mesajı yolluyordu: Hayatınızdaki ilerlemeyi aceleyle değil, ince ayar yaparak, adım adım siz belirliyorsunuz. Gaz pedalı artık onun için kontrolsüz bir hızlanma değil, kendi belirlediği ritimde ilerleme aracıydı.
Ayrıca vites değişimlerini, hayat seviyesi atlamak gibi metaforlaştırdım. "Birinci viteste kalırsanız, motor bağırır ama yol alamazsınız. Hayatta yeni bir aşamaya geçmek için daha yüksek bir vitese çıkmanız gerekir. Korkunuzu arkada bırakın ve vitesi yükseltin."
Bölüm 3: Aynadan Gelen Selam: Yeniden Doğuş
Son dersimiz bir zirveydi. Zehra, artık sadece ileri bakmakla kalmıyor, şerit değiştirirken aynaları dikkatlice kontrol ediyordu. Bu an benim için en duygusal andı.
"Zehra, şimdi çok iyi araba kullanıyorsun. Peki bu kadar çok aynaya bakmak neden?" diye sordum.
Cevabı, eğitmenlik kariyerimin en büyük ödülü oldu:
"Siz öğrettiniz, Havva Hocam. Geçmişe bakmak zorundayız, ama sadece konumumuzu belirlemek için. Eğer sürekli arkaya bakarsak, önümüzdeki duvara çarparız. Aynalar, geçmişin bize nerede olduğumuzu söyleyen birer pusuladır, ama gitmemiz gereken yönü belirleyen daima ön camdır."
O an Zehra, yasını gaz pedalına değil, geri görüş aynasına bırakmıştı. Benim görevim bitti. Ben sadece bir araçtım. O, direksiyonu yeni ve güçlü bir hayata doğru çevirmeyi başardı.
Kapanış: Direksiyon Sadece Bir Tekerlek Değil
Direksiyon eğitmenliği, sadece bir meslek değil, bir sorumluluktur. Zehra gibi öğrencilerin hikayeleri, bana her gün şunu hatırlatıyor: Bazen en büyük yasınızı bile, gaz pedalının altında bırakıp yeni bir yola çıkabilirsiniz. Önemli olan, yanınızda size güven veren bir pusulanın olmasıdır.
Siz de hayatta vites yükseltmekten korkmayın. Unutmayın, kontrol her zaman sizin elinizde
DİREKSİYON KOLTUĞUNDA YENİDEN DOĞAN KADINLAR
Korku Freni: Bayan Öğrencilerimi Nasıl Travmaya Değil, Trafiğe Kazandırıyorum? – Direksiyon Eğitmeni Havva Hoca Anlatıyor 👩🏫🧠
Giriş: Direksiyon, Sadece Bir Demir Yığını Değil
Ben Havva. Yirmi yılı aşkın süredir bu meslekteyim. Erkekler bana genellikle teknik bilgi, kadınlar ise güven ve kontrol arayışı için gelir. Çoğu kadın öğrencim, arabadan önce toplumsal baskı, panik atak veya geçmiş travmaların frenine basmış olarak gelir. Onların gözünde direksiyon, sadece bir tekerlek değil; özgürlüğün ya da felaketin simgesidir.
Benim için bir direksiyon dersi, 60 dakikalık bir sürüş terapisidir. Kursiyer koltuğuna oturan her kadın, hayatının bir döneminde elinden alınan o kontrol hissini geri almaya gelmiştir. Ve benim ilk kuralım şudur: "Korkunuzu susturmadan önce onu dinleyin."
1. Kademe: Düşük Hızda Güven İnşaası ("Fren Öncelikli Pedagoji")
Bayan öğrencilerimin %80'i, kaza yapmaktan ve başkasına zarar vermekten korkar. Bu, onların empati ve sorumluluk duygularının yüksek olmasından kaynaklanır. Gaz pedalına basmaya cesaret edememelerinin nedeni, kaybetme korkusudur.
Bu yüzden ilk iki ders sadece düşük hızda hareket ve durma üzerine kuruludur. Şunları uygularım:
Güvenli Fren Tekniği: Boş bir alanda, onlara arabayı her zaman durdurabileceklerini fiziksel olarak hissettiririm. Fren pedalı, panik düğmesi değil, güvenli limanları olur.
Ayna Psikolojisi: Kadınlar genellikle geri geri gitmekten veya park etmekten korkar. Bu, görüş alanının kısıtlanması ve arka plandaki bilinmezlik endişesidir. Aynaların sadece arabanın arkasını değil, kontrolleri altındaki alanı gösterdiğini anlatırım. Araba, onları hapsetmez; görüş alanlarını genişletir.
2. Kademe: Trafiğe Çıkış ve "Karar Verme Gücü"
En büyük engel yoğun trafiktir. Çünkü trafik, diğer insanların kontrol edemediğiniz hızını ve öfkesini temsil eder. Bu noktada teknikten psikolojiye geçerim:
Vites ve Hayat Metaforu: "Şu an trafikte bekliyorsunuz. Hayat da bazen böyledir; bekleriz. Ama doğru an geldiğinde vites yükseltmeli ve karar vermelisiniz." Onlara, trafikteki her bir saniyelik boşluğun, hayatta yakalanması gereken bir fırsat olduğunu fısıldarım.
Korna Baskısı: Arkadan gelen kornalar, birçok öğrencimin paniklemesine neden olur. "Korna, onların sabırsızlığıdır, sizin hatalarınız değil," derim. O an onlara, hata yapma hakkının her sürücüyü kapsadığını ve benim yanımda korunduklarını hatırlatırım. Onlar, hızlı gitmek zorunda değil, sadece güvenli ilerlemek zorundadır.
3. Kademe: Yeniden Doğuş ve Direksiyonu Hayata Çevirme
Zehra gibi öğrencilerim, sonunda direksiyonu çevirdiğinde, bu sadece bir şerit değişikliği değildir; bu, hayatlarında yeni bir sayfa açmaktır. Kendi başlarına araba kullanmaya başladıklarında, bana attıkları mesajlar hep aynıdır:
"Havva Hocam, ilk kez çocuklarımla tek başıma doktora gittim."
"Otoparka girdim ve ilk denemede park ettim. Eşim bile şaşırdı!"
"Artık yolda kimsenin beni sıkıştırmasına izin vermiyorum. Hayatımda da böyle oldu."
Benim için en büyük gurur, kurs sonunda verilen ehliyet değil, koltuktan inen kadının dik duruşu ve kendine olan inancıdır. Korkuyla gelen, yasla oturan kadınlar; direksiyon koltuğundan hayatlarının kaptanı olarak ayrılırlar.
Sonuç: Korku Frenini Bırakın, Hayata Gaz Verin
Sevgili hanımlar, direksiyon koltuğu sizin güç merkezinizdir. Arabanın camından baktığınız manzara, sizin seçtiğiniz yoldur.
Unutmayın, yan koltuğunuzda oturan eğitmeniniz (ister ben, ister iç sesiniz olsun) size her zaman şunu söyler: Güvenliğiniz her şeyden önce gelir. Korku frenini bırakın. Hayata cesaretle gaz verin. Çünkü bu yolculukta kontrol tamamen sizin elinizde!




