Hakkımda

"Milli Eğitim Bakanlığı Usta Eğitmenlik" belgemi aldıktan sonra çeşitli kurslarda eğitim vermekle birlikte bireysel özel derste vermekteyim.

  Uzun yılların bilgi birikimi ve tecrübesiyle %100 öğrencilerin memnuniyetini ilke edinmiş, konusunda uzman, yaptığı işte başarıyı en üst seviyede tutmaya çalışmayı amaç edindim...  

Sizin için 15 yıllık tecrübe ile  bu meslekteyim, güvenle ve konforla birlikte , korkularımızı geride bırakarak tam motivasyonlu dersler ile birlikteyiz.

"Sürüşü Değil, Özgüveni Öğretiyoruz."

Sadece araç kullanmayı değil, yol hakimiyeti ve trafik farkındalığını kazandıran eğitim programlarıyla her sürücüye kendi ritmini bulduruyoruz.

Çalışma Saatlerim

Sabah 07.00 akşam 22.30 arası haftanın her günü, her saati istediğiniz zaman diliminde programlama yapıyoruz. Ders için randevu en az 3 (üç) gün öncesinden alınır. Size uygun saatlerde, çalışıyorsanız mesai saatlerinize uygun program yapılır.

Öğrenci Yorumları

Paketler

Trafikte rahat araç kullanabilme garantili etkili eğitim.

 

"Sadece araba kullanmayı değil; özgüvenle, bilinçle ve akıcı bir sürüşle yola çıkmayı öğretiyoruz. Çünkü direksiyon başında asıl değişen sadece hızın değil, sürücünün kendisidir."


 

Videolar


 

Sıkça Sorulan Sorular

1Trafiğe ilk kez çıkacağım, çok korkuyorum. Normal mi?
Evet, tamamen normal. İlk derste temel hâkimiyet kazanılır ve önce trafiğe çıkmadan güvenli alanlarda alıştırma yapılır.
2Aracı stop ettirirsem ne olacak?
Hiçbir şey olmaz. Stop ettirmek öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır. Eğitmen tekrar çalıştırmayı ve doğru kavrama noktasını öğretir.
3Park etmeyi hiç bilmiyorum, zor mu?
Park teknikleri adım adım öğretilir. Doğru açı, doğru ayna ayarı ve yönlendirmeyle herkes park edebilir.
4Yokuşta araba geri kaçar mı?
Doğru kavrama noktası ve fren-gaz kontrolüyle araç geri kaçmaz. Ayrıca yokuş kalkış desteği olan araçlarda süreç daha kolaydır.
5Trafikte çok fazla hata yaparsam insanlar bana kızar mı?
Trafikte herkes bir zamanlar acemiydi. Eğitmen yanında olduğu için hata yapmaktan korkmana gerek yok.
6Aynaları aynı anda nasıl kontrol edeceğim?
Ayna kontrolü pratikle doğal refleks hâline gelir. İlk derslerde yönlendirme ile ritim oturtulur.
7Panik yaparsam araba kontrolünü kaybeder miyim?
Eğitmen çift fren sistemiyle aracı her an kontrol altına alabilir. Senin yerine gerekirse fren yapabilir.
8Sınavda neler soruluyor?
Dönüşler, park, sinyal kullanımı, yokuş kalkışı ve trafik kurallarına uyum kontrol edilir. Eğitim sürecinde tümüne hazırlanılır.
9Direksiyon kontrolümü nasıl geliştiririm?
Düzenli pratik, doğru oturuş, ayna ayarı ve eğitmen yönlendirmesi kontrolünü hızla geliştirir.

 Ustalıkla Eğitmenlik
​Gaz Pedalına Bırakılan YAS: 3 Çocuk Annesi Zehra'nın Yeniden Doğuş Dersi — Direksiyon Eğitmeni Havva Anlatıyor 👩‍🏫🧠

​Giriş: Direksiyon Başındaki Terapi Seansı
​Ben Havva, direksiyon eğitmeniyim. Yıllarımı bu koltukta geçirdim. İnsanlar, sadece ehliyet almak için değil, hayatlarının kontrolünü geri almak için bana gelirler. Benim derslerim, sadece vites ve debriyajdan ibaret değildir; bu, korkularla yüzleşme ve direksiyonu yeniden hayata çevirme sanatıdır.
​Ama Zehra... O, tanıdığım en zorlu, en kırılgan öğrencilerden biriydi. Üç çocuk annesi, gözlerinde büyük bir kayıp ve korku taşıyordu. Eşini kaybettikten sonra araba kullanmak, onun için bir zorunluluk değil, yas tutma şekline dönüşmüştü. Zehra ilk gün koltuğa oturduğunda, anladım: Benim görevim, ona direksiyonu değil, hayatın pusulasını vermektir.
​Bölüm 1: Ben Direksiyon Değil, Güven Pusulası Olmalıyım
​Zehra, panikleyince freni kökleyen, gaz pedalına basmaktan korkan bir öğrenciydi. Bu teknik bir sorun değildi; bu, psikolojik bir bariyerdi. Kontrolü kaybetme korkusu, aracın kontrolünü ele geçiriyordu.
​Bu durumda bir eğitmen ne yapar? Bağırıp "Hızlanın!" demez. Önce güvenliği sağlar. Zehra'nın eline, panik anında bile sarsılmayacakları sağlam bir temel verdim. Saatlerce, trafikten uzakta, sadece kademeli ve güvenli fren yapmayı çalıştık. Amacım: Ne kadar hızlı olursan ol, durma gücün her zaman sende.
​Direksiyonu tutuş şeklini düzelttiğimde, aslında hayatı tutuş şeklini düzeltiyordum.
​Ek: Çocukların Sesi, Annenin Pusulası
​Dersin birinde, yorgunluktan bitap düştüğünü gördüm. "Neden bu kadar zorluyorsunuz kendinizi, Zehra?" diye sordum, sesimde şefkat vardı.
​Eli, ön camdaki küçük, rengi solmuş bir fotoğraf tutacağının üzerindeydi. Üç minik yüz gülümsüyordu.
​"Havva Hocam," dedi, sesi o kadar kısıktı ki. "En küçük oğlumun kursu şehir dışındaki bir okulda. Otobüsle gitmek iki saat sürüyor. Onları rahat ettirmek için bu arabayı kullanmayı öğrenmeliyim. Onlar benim hızım değil, benim rotam. Direksiyona oturduğum her an, o üç çift gözün bana baktığını hayal ediyorum. Onlar için hızlanmalı, onlar için durmalı ve en önemlisi, onlara güçlü bir anne olduğumu göstermeliyim."
​O an, bu kadının gaz pedalına bıraktığı şeyin sadece yas değil, çocuklarına duyduğu sonsuz sevgi ve sorumluluk olduğunu anladım. Benim tekniklerim sadece araçtı; Zehra'nın motoru ise evlatlarıydı.
​Bölüm 2: Gaz Pedalı Egzersizi: İnce Ayarlı İlerleme
​Zehra, hızlanmaya başladığında ise bir anda kendini geri çekiyordu. Ona Gaz Pedalı Egzersizi uyguladım. Ayak tabanıyla değil, sadece parmak ucunun hassasiyetiyle gaza basmasını istedim.
​"Ayak parmağınızla, Zehra," dedim. "Bütün gücünüzle değil, sadece nazikçe, kontrol sizde kalsın."
​Bu, bilinçaltına şu mesajı yolluyordu: Hayatınızdaki ilerlemeyi aceleyle değil, ince ayar yaparak, adım adım siz belirliyorsunuz. Gaz pedalı artık onun için kontrolsüz bir hızlanma değil, kendi belirlediği ritimde ilerleme aracıydı.
​Ayrıca vites değişimlerini, hayat seviyesi atlamak gibi metaforlaştırdım. "Birinci viteste kalırsanız, motor bağırır ama yol alamazsınız. Hayatta yeni bir aşamaya geçmek için daha yüksek bir vitese çıkmanız gerekir. Korkunuzu arkada bırakın ve vitesi yükseltin."
​Bölüm 3: Aynadan Gelen Selam: Yeniden Doğuş
​Son dersimiz bir zirveydi. Zehra, artık sadece ileri bakmakla kalmıyor, şerit değiştirirken aynaları dikkatlice kontrol ediyordu. Bu an benim için en duygusal andı.
​"Zehra, şimdi çok iyi araba kullanıyorsun. Peki bu kadar çok aynaya bakmak neden?" diye sordum.
​Cevabı, eğitmenlik kariyerimin en büyük ödülü oldu:
​"Siz öğrettiniz, Havva Hocam. Geçmişe bakmak zorundayız, ama sadece konumumuzu belirlemek için. Eğer sürekli arkaya bakarsak, önümüzdeki duvara çarparız. Aynalar, geçmişin bize nerede olduğumuzu söyleyen birer pusuladır, ama gitmemiz gereken yönü belirleyen daima ön camdır."
​O an Zehra, yasını gaz pedalına değil, geri görüş aynasına bırakmıştı. Benim görevim bitti. Ben sadece bir araçtım. O, direksiyonu yeni ve güçlü bir hayata doğru çevirmeyi başardı.
​Kapanış: Direksiyon Sadece Bir Tekerlek Değil
​Direksiyon eğitmenliği, sadece bir meslek değil, bir sorumluluktur. Zehra gibi öğrencilerin hikayeleri, bana her gün şunu hatırlatıyor: Bazen en büyük yasınızı bile, gaz pedalının altında bırakıp yeni bir yola çıkabilirsiniz. Önemli olan, yanınızda size güven veren bir pusulanın olmasıdır.
​Siz de hayatta vites yükseltmekten korkmayın. Unutmayın, kontrol her zaman sizin elinizde

DİREKSİYON KOLTUĞUNDA YENİDEN DOĞAN KADINLAR

​​Korku Freni: Bayan Öğrencilerimi Nasıl Travmaya Değil, Trafiğe Kazandırıyorum? – Direksiyon Eğitmeni Havva Hoca Anlatıyor 👩‍🏫🧠
​Giriş: Direksiyon, Sadece Bir Demir Yığını Değil
​Ben Havva. Yirmi yılı aşkın süredir bu meslekteyim. Erkekler bana genellikle teknik bilgi, kadınlar ise güven ve kontrol arayışı için gelir. Çoğu kadın öğrencim, arabadan önce toplumsal baskı, panik atak veya geçmiş travmaların frenine basmış olarak gelir. Onların gözünde direksiyon, sadece bir tekerlek değil; özgürlüğün ya da felaketin simgesidir.
​Benim için bir direksiyon dersi, 60 dakikalık bir sürüş terapisidir. Kursiyer koltuğuna oturan her kadın, hayatının bir döneminde elinden alınan o kontrol hissini geri almaya gelmiştir. Ve benim ilk kuralım şudur: "Korkunuzu susturmadan önce onu dinleyin."
​1. Kademe: Düşük Hızda Güven İnşaası ("Fren Öncelikli Pedagoji")
​Bayan öğrencilerimin %80'i, kaza yapmaktan ve başkasına zarar vermekten korkar. Bu, onların empati ve sorumluluk duygularının yüksek olmasından kaynaklanır. Gaz pedalına basmaya cesaret edememelerinin nedeni, kaybetme korkusudur.
​Bu yüzden ilk iki ders sadece düşük hızda hareket ve durma üzerine kuruludur. Şunları uygularım:
​Güvenli Fren Tekniği: Boş bir alanda, onlara arabayı her zaman durdurabileceklerini fiziksel olarak hissettiririm. Fren pedalı, panik düğmesi değil, güvenli limanları olur.
​Ayna Psikolojisi: Kadınlar genellikle geri geri gitmekten veya park etmekten korkar. Bu, görüş alanının kısıtlanması ve arka plandaki bilinmezlik endişesidir. Aynaların sadece arabanın arkasını değil, kontrolleri altındaki alanı gösterdiğini anlatırım. Araba, onları hapsetmez; görüş alanlarını genişletir.
​2. Kademe: Trafiğe Çıkış ve "Karar Verme Gücü"
​En büyük engel yoğun trafiktir. Çünkü trafik, diğer insanların kontrol edemediğiniz hızını ve öfkesini temsil eder. Bu noktada teknikten psikolojiye geçerim:
​Vites ve Hayat Metaforu: "Şu an trafikte bekliyorsunuz. Hayat da bazen böyledir; bekleriz. Ama doğru an geldiğinde vites yükseltmeli ve karar vermelisiniz." Onlara, trafikteki her bir saniyelik boşluğun, hayatta yakalanması gereken bir fırsat olduğunu fısıldarım.
​Korna Baskısı: Arkadan gelen kornalar, birçok öğrencimin paniklemesine neden olur. "Korna, onların sabırsızlığıdır, sizin hatalarınız değil," derim. O an onlara, hata yapma hakkının her sürücüyü kapsadığını ve benim yanımda korunduklarını hatırlatırım. Onlar, hızlı gitmek zorunda değil, sadece güvenli ilerlemek zorundadır.
​3. Kademe: Yeniden Doğuş ve Direksiyonu Hayata Çevirme
​Zehra gibi öğrencilerim, sonunda direksiyonu çevirdiğinde, bu sadece bir şerit değişikliği değildir; bu, hayatlarında yeni bir sayfa açmaktır. Kendi başlarına araba kullanmaya başladıklarında, bana attıkları mesajlar hep aynıdır:
​"Havva Hocam, ilk kez çocuklarımla tek başıma doktora gittim."
​"Otoparka girdim ve ilk denemede park ettim. Eşim bile şaşırdı!"
​"Artık yolda kimsenin beni sıkıştırmasına izin vermiyorum. Hayatımda da böyle oldu."
​Benim için en büyük gurur, kurs sonunda verilen ehliyet değil, koltuktan inen kadının dik duruşu ve kendine olan inancıdır. Korkuyla gelen, yasla oturan kadınlar; direksiyon koltuğundan hayatlarının kaptanı olarak ayrılırlar.
​Sonuç: Korku Frenini Bırakın, Hayata Gaz Verin
​Sevgili hanımlar, direksiyon koltuğu sizin güç merkezinizdir. Arabanın camından baktığınız manzara, sizin seçtiğiniz yoldur.
​Unutmayın, yan koltuğunuzda oturan eğitmeniniz (ister ben, ister iç sesiniz olsun) size her zaman şunu söyler: Güvenliğiniz her şeyden önce gelir. Korku frenini bırakın. Hayata cesaretle gaz verin. Çünkü bu yolculukta kontrol tamamen sizin elinizde!

İletişim Bilgileri

‪+90 539 219 99 53‬